Yeniden Başlıyoruz..

Kışın pek rastlanmasa da güneşli bir Ankara gününden herkese iyi günler.. 🙂

İkinci sınıfın bahar yarıyılına sayılı günler kala yeni bir yazı ile buradayım. Geçen seneden kalan mat-2 dışında şimdilik bir sorun yok gibi. İlerleyen günler ne getirir bilinmez tabii öğrencilik hali. Son yarıyıla gelmiş olmanın verdiği heyecan ve dgs stresi ile hem yarıyılı hem okulu bitireceğiz inşallah. İlerleyen günlerde vize ve final yazıları ile dertlerimi anlatmayı ümit ediyorum.

Reklamlar

Finaller..

İkinci yarıyılın son günlerini bu hafta sonu yaşayacağım inşallah.. 3’ü uygulamalı olmak üzere, 8 dersten gireceğim final sınavlarıyla ilk üniversite yılım son bulacak muhtemelen. Temennilerim o yönde en azından. 🙂

Şubat’ta, otobüsten iner inmez karla karşılayan Uşak’tan güleryüz bekliyorum bu kez. Senede zaten 2 kez geliyorum mübarek, bir güzellik yap. 🙂 Öğretmen evinde muhtemelen kalınacak 2 gecede kadim dostlarım, Musa ve Sinan abilerim ile bol sohbetli 2 geceye az kaldı. Uzaktan eğitim böyle işte, senede 2 kez ama eksiksiz. Her gün muhabbet ediyor gibi samimi, her gün beraber gibi sıcakkanlı. Tabi birde Utku hoca var, 40 yıllık kankam gibidir. Güz finallerinde görüşememiştik. Umarım hafta sonu görüşebiliriz, hocanın kökü. 🙂

Birde bu seferki planlarım arasında, Uşak/Ulubey’de bulunan dünyanın ikinci büyük kanyonuna gitmek var. Bakınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/Ulubey_Kanyon Tabi birde o muhteşem Modas lezzetinden hayli uzak kaldım. 🙂 Yolunuz Uşak’a düşerse şayet kesinlikle deneyin derim. Şimdilik “Web Tasarım-II Final Uygulama” ödevime geri dönüyorum. Sağlıcakla.. 🙂

As Maça ♠

Adını çok kere duyduğum, okumanın bir türlü nasip olmadığı bir kitaptı As Maça. Ta ki hepsiburada.com’a ders kitabı almaya girene kadar. Bir an bu kitabı alma zorunluluğu hissettim kendimde. Ve beraberinde 3 roman daha aldım. İlk olarak As Maça’dan başladım. Neydi bu kitap, bu kadar nasıl tutulmuştu öğrenmeliydim.

Başladım, okudum ve bitirdim. Başladıktan sonra bir yandan bitirip sonuna gelmek istiyordum, bir yandan da bitmese diye düşünüyordum. 3 günün sonunda bitirdim. :/ Anlatılan hayatlar, romanın sürükleyiciliği ile kitabın sonunda buldum kendimi. Kitap konuşulduğu kadar vardı. İlk tanışmadan, kitabın sonuna kadar hep yan yana olan arkadaşlar, paylaşılan sevinçler, üzüntüler. Bir anda onlardan olup aynı tepkiyi veriyorsunuz. Ben Selim’de, Fanatik olarak tam anlamıyla kendimi buldum. Sanırım ben asla bir Fenatik olamayacağım.. 🙂

Selim Çiprut, bence kitapta istediğini tam anlamıyla yansıtmayı başarmış. Mükemmele yakın dostluklar, şahane ama mütevazi yaşamlar.. Keşke denilecek noktaya gelmesi ise sanırım tuz-biber olmuş. Bütün duyguları yaşayabileceğiniz bir kitap olduğu aşikâr. Bence düşünenler, vakit fazla geçmeden de başlamalı.

Ve oyundaki en büyük kozu, As Maça’yı, zaman varken oyuna sürmeli.. ♠♠♠

Selim Çiprut’a ulaşmak için;

https://twitter.com/SeLimCiprut

http://www.facebook.com/asmacaroman

Kitabı satın almak için; http://bit.ly/asmacaroman Kitap_1507877[1]

 

Ve bitti..

Bir anlık telaş gibiydi vizeler. Bütün stres, çalışmalar, kara düşünceler hepsi 1 haftaya yayılarak ufak ufak çekildi hayatımdan. Tabii bu ilkti ama son değil elbet. 🙂 Sıkı çalışmalar yerini rutin öğrenci dünyasına bırakmaya başlayacak yavaş yavaş. Ancak 1.5 ay sonraki finalleri de düşünmüyor değilim.

 
Vizeleri birer ikişer yakamdan sıyırdıktan sonra, sıraya alabileceğim bir kaç izlemelik filmim olabilir. Arada oyun oynayabilirim mesela yada hiç bozmadan derse devam mı etmeliyim? Tamda bu bilinmezde aklıma romanım geliyor. Kaldığımız yerden devam edebiliriz.

 
Ve siz vizeler. Görüşmek dileğiyle. 🙂

Ve vizeler..

İnsan nereye saracağını bilemiyor. Hangi derse çalışacağını, nereye göz atacağını ya da neyi not alacağını şaşırıyor kendince. Bir yanda vizeler, bir yanda sosyal hayat. İkisinden de uzak kalmak istememek iki ayağı bir pabuca sokuyor bazen. Halı saha maçları, PES turnuvaları, PC oyunları, batak vs vs. 🙂

Ve sanırım, finallere kadar yine bunlardan uzak kalacağım.. Şimdi derse biraz ara verip Galatasaray’a doğru yol alıyorum.. 🙂